Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından Antalya'da düzenlenen 3. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi'ne katılan Prof.Dr. Bud Frazier, ilk yapay kalbin 1969 yılında yapıldığını söyledi. O dönem yapay kalp çalışmalarının yeni bir proje olduğunu ifade eden Frazier, ilk yapılan yapay kalbin çok büyük olduğunu buna rağmen çok da etkili olmadığını anlattı. Yapay kalp çalışmalarının uzun bir süreden beri devam ettiğini belirten Frezier, "Yaptığımız çalışmalarla kalbin çok daha küçük
yapılmasını sağladık. Eğer kalbi büyütecek olursanız, vücutta çok büyük yer kaplayacak ve sadece uygun kişilere takılabilecek. Oysa bizim yaptığımız bu pompa çok küçük. Bu cihaz küçük çocuklara, hatta fiziksel açıdan küçük veya zayıf insanlara da takılabilir. Bu pompayı taktığımız kişilerin nabzı atmaz" dedi. Bunun çok yeni ve çok önemli bir buluş olduğunu belirten Frezier, şöyle konuştu: "Çünkü bu cihaz çok fazla insanın hayatına katkı sağlamaktadır. Bunu kuşlar gibi uçmaya benzetebiliriz. Yüzyıllardır insanoğlu kuşlar gibi uçmayı sabit kanatlarla gerçekleştirmeye çalışmış. Nasıl bu bir kuşun uçması kadar güzel olamadıysa yapay kalpte gerçek kalp kadar olmasa da hastanın hayatta kalmasına yardımcı oluyor."

Geliştirdiği yapay kalbi 2000 yılından beri hastalara taktığını belirten Frezier, şunları söyledi: "Kalbin kan dolaşımını sağlayan bir cihazdır. Bu cihaz, kalbin pompalama görevini yaptığı sol bölgesine yerleştirilir. Bu cihaz kanı, aort damarına pompalar, böylece kan vücutta dolaşır ve tekrar kalbe geri döner ve tekrar bedende dolaşması sağlanır. Cihaz, platon enerji üreten bir batarya ile çalışıyor. Her batarya 8 saatlik bir süreye sahip. Bu omuzun hemen altındaki bir bölümde bulunur. Kullanımı çok
kolay ve hasta bataryayı kendi değiştirebilir. Fakat yapay kalp taktığımız hastalar uzun süre banyo yapamaz veya yüzemezler."

Yapay kalbin güvenli ve etkili olduğunun kanıtlandığını anlatan Freizer, cihazın çok ileri derecede kalp yetmezliği olan hastalara takıldığı gibi daha erken evrede kalp yetmezliği sorunu yaşayan hastalara da takılabileceğini söyledi.

ABD'de hasta sayısının yılda yaklaşık 50 bin kişi olduğunu anlatan Freizer, sözlerine şöyle devam etti: "Yapay kalbin takılması için talep edilen miktar yaklaşık 70 bin dolar. Fakat bu cihazı bin dolara mal etmek mümkün. Biraz rekabet olsa bu fiyatlar önemli ölçüde azalacaktır. Yapay kalp, canlı kalp naklinden daha avantajlı. Canlı kalp nakli maliyetleri daha artıran bir süreçtir. Bunun için çok fazla uzmana ihtiyaç var, ayrıca bir kişinin ölmesi gerekir ki onun kalbi alınabilsin. Oysa bu sadece rafta
duran bir cihaz, alıp takarsınız."

Yapay kalp takılı kişilerin uzun süreli banyo yapmak ve yüzmek dışında bütün normal faaliyetlerini yürütebildiğini ifade eden Freizer, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim hastalarımız bunu taktıkları zaman ilk başta çok mutlu oluyorlar. Şu an bir hastam dağ yürüyüşleri yapıyor, bir başka hastam bowling oynuyor, ayrıca 7 yıl önce yapay kalp taktığım bir yazar hastam var. Bu hastalarımın hiçbiri bu mutluluktan sonra kalp nakli istemediler. Çünkü çok az ilaç kullanıyorlar, canlı kalp nakline göre daha az
doktor kontrolünde kalıyorlar, ayrıca cihazı kullanmak çok kolay."


(İHA)

Diğer Haberler