Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük konfeksiyon ve tekstil üreticisi olduğuna dikkat çekerek, "Dünya tekstil pazarının yüzde 5'i Türkiye'den karşılanırken, Türkiye'de en büyük istihdam yaratan, en fazla net döviz girdisi sağlayan bu sektörü gözden çıkarmamak gerekir" diye konuştu.

Kriz Türkiye'nin avantajıAB Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, Denizli Sanayi Odası tarafından Pamukkale Üniversitesi'nde cuma günü başlayan "2. Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Zirvesi"ne konuşmacı olarak katıldı. Denizli'nin uzun zamandır tekstile olan katkılarıyla tanındığını ve bu alanda Türkiye'nin merkezini oluşturduğunu kaydeden Verheugen, "Denizli dünya çapında şampiyonlar liginde oynuyor" diye konuştu
Türkiye'nin kriz döneminde büyük avantajlara sahip olduğunu belirten Verheugen, "Piyasalara rakiplerinize göre çok yakınsınız. Ancak tutkulu ve hırslı olurken yanlıştan da kaçınmalıyız" diye konuştu. Önümüzdeki dönemde büyük şirketlerin daha da büyümeye devam ederken, daha az istihdam sağlayacaklarına dikkat çeken Verheugen, yeterli iş gücü yaratmanın tek yolunun ise küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) potansiyelini kullanmaktan geçtiğini vurguladı. Türkiye'nin çok güçlü bir ekonomik potansiyeli bulunduğunu, güçlü ve vasıflı iş gücüne sahip olduğunu anlatan Verheugen, "AB'de Türkiye'nin ekonomik yük olduğuna inanan tüm insanlar bunları göz ardı ediyor. AB'de 'Anadolu köylüsü için vergi ödeyeceğiz' anlayışı var. Bu son derece yanlış ve deliliktir. Açık bir kazan-kazan durumu var. Çok hızlı büyüyen bir ekonomik gücün AB'ye entegre edilmesi bizim için en önemli kazanımdır. Avrupa, Türkiye ile daha da zenginleşecek, güçlü konumunu sürdürmesinde katkı sağlayacaktır" diye konuştu.

Tekstili gözden çıkaramayız
Zirvede konuşma yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün Çin ve Uzakdoğu'dan kaynaklanan haksız rekabete rağmen Avrupa'nın en önemli tedarikçilerinden olmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük konfeksiyon ve tekstil üreticisi olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Dünya tekstil pazarının yüzde 5'i Türkiye'den karşılanırken, Türkiye'de en büyük istihdam yaratan, en fazla net döviz girdisi sağlayan bu sektörü gözden çıkarmamak gerekir" dedi.
"Türkiye, girdi maliyetlerinin rekabet edilen ülkeler düzeyine çekilmesi halinde bu sektörden çok ekmek yer" diyen Hisarcıklıoğlu, "Bu sektörün yeniden ivme kazanması sağlanabilir. Sektör, kalite ve rekabetin belirleyici olduğu marka, moda ürünlerin üretilip satıldığı bir yapıya dönüştürülmelidir" dye konuştu.


Kulelerde tartışarak sorun çözülmez
Tekstil ve konfeksiyon sektörünün kulelerden tartışılmasının bütün alt yapıyı yok edeceğini ifade eden Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, "Elimizdekileri ve Denizli'yi kaybetme lüksümüz yok. 5084 Sayılı Teşvik Yasası niyet olarak doğru, uygulamada yanlıştı. Uşak teşvik içine alındı da ne oldu?" dedi. Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci de, Denizli'de yarısı kadın 50 bin kişinin tekstil sektöründe çalıştığını belirterek, "Tekstil bizim yaşamımızın bir parçası. Piyasa ürünü üretmekten vazgeçmek istiyoruz. Bunu nasıl yapacağımızı tartışmak istiyoruz" dedi.


Denizli tekstilin başkenti
Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Rainhardt Frhr. Von Leoprechting, Türk ekonomisinin dünyanın en geniş büyüme alanlarından biri olduğunu söyledi. Denizli'nin tekstilin başkenti olduğunu ifade eden Leoprechting, 2005 yılında Türkiye'den Almanya'ya 330 milyon dolarlık tekstil ihracatı gerçekleştirildiğini, bu rakamın 2007'de 412 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Tekstil konfeksiyon sektöründe bir değişime gidilmesi, sonuçta kaliteli ürünlerin, talebin olduğu batı tarafına kaydırılması ve üretim değişikliklerinin olması gerektiğini vurgulayan Leoprechting, "Türk tekstil sanayinin Almanya açısından gerçekten önemli bir piyasa olduğunu söylememiz lazım. 2009 yılında daha fazla makinenin Türkiye'ye ihraç edilmesini bekliyoruz" diye konuştu

 

Diğer Haberler